Hilal

Gece karanliginda gorunen orman ve agaclar.

Kısa boylu, beyaz tişörtlü, esmer tenli bir adam gördüm. Hızlı ama simetrik adımlarla, alçak bahçe duvarının etrafından yukarı doğru gitti.” Dedi; bekçi.
Geçen gün hurdaların alınmasıyla ilgisi olabilir mi diye, birbirimize bakındık.Yeşil boyalı sıvaları yer yer düşmüş, evin ordan yaşlı bir kadın; “yok yok! O değil. Yaşlı karı kocaydı onlar. Arkalarından bağırdım, ama hiç dönmediler.” Pek ciddiye alan olmadı. Bekçi, şu odunları kamyonete yükleyelim de yaksın ısınsın garibanlar deyince; elinde kazma, ay ışığı ile önünü zar zor gören bir amca ağacın dibini eşelerken bize döndü. “Ne garibanı bizden iyi onların durumları. Neşet beyler adamlarını hiç açta açıkta koyar mı? “
Yarım saatte yükledik. Tüm kısa ve küt kesilmiş odunları…
Sabah olunca yola çıkarız. Şimdi o karanlık çamurlu yollarla uğraşılmaz. İçi pamuk dolu yer yatağıyla, kalın yünlü yorganın arasında deliksiz uyumuşum. Kulağımda çeşitli konuşmalar…”Hadi kalk. Sabah oldu.” Bekçi çağırıyor.Zoraki ama dinlenmiş ve hamur bezesi gibi olmuş bir halde sofraya doğru gittim. Masada neler neler. Tereyağı, zeytinler, kaymak, bal… Yarı açık olan gözlerim bi anda far gibi açılıp parladı. Güzelce, birazda fazlaca kahvaltımı yaptım. Yan odada güzine sobanın üzerinde cazıl cazıl kaynayan demlik çay kokusu evi sarmış. Şekersiz büyük boy bardakta, çayımıda içip koyuldum yola.
İki köy uzaklıkta mezarlığı geçince taş fırın ekmeği yapan fırına ulaştım. Kürekçi usta, hopp! Yanlış geldin. “Arka sokakta ki Ahmet abinin evine gitcen.” Dedi. Ben bir şey demeden. Fazla durmadan, sekiz numaralı tek katlı ama bakımlı evin önünde indim. Kimseye sormadan, odunları evin demir kapısının yanına dizmeye başladım. Neredeyse tüm odunları yığmıştım. İş bitimine yakın, içerden orta boylu toplu bir adam çıktı. Evlat sen salak mısın ? Eline aldı ince uzun bir sopayı. Bunlar hiç buraya konur mu? Sen hiç mi medeniyet görmedin. Dişlerini sıka sıka. Yüzü pancar gibi olmuş bir halde. Hiçbir şey demeden atladım arabaya, kökledim gazı. Arkama bile bakmadan patronun yanına…

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir